ZONGULDAK’TA YAŞANAN GRİZU FACİASI KADER DEĞİLDİR, ÖNLENEBİLİRDİ!
ZONGULDAK’TA YAŞANAN GRİZU FACİASI KADER DEĞİLDİR, ÖNLENEBİLİRDİ!
23 Ekim 2026 tarihinde Zonguldak ili Kilimli ilçesine bağlı Gelik Mahallesi’nde bulunan 12 nolu rödevanslı sahada, 08.00–16.00 vardiyası sırasında, saat 09.00 sıralarında meydana gelen grizu (metan gazı) patlaması sonucunda üç maden emekçisi yaşamını yitirmiş, beş maden emekçisi ise ağır yaralanmıştır.
Yaralı işçilerden ikisi Ankara Şehir Hastanesine sevk edilmiş, diğer üç işçinin ise tedavilerineZonguldak’ta devam etmektedir.
Yaşamını yitiren maden emekçilerinin ailelerine ve yakınlarına başsağlığı ve sabır, yaralı işçilerimize acil şifalar diliyoruz. Başta madencilik camiası olmak üzere tüm halkımızın başı sağ olsun.
Yaşanan facianın nedenlerinin, varsa ihmallerin ve sorumluların; bilimsel ve teknik esaslara dayalı, bağımsız ve tarafsız bilirkişi incelemeleri ile yürütülecek adli ve idari soruşturmalar sonucunda bütün yönleriyle ortaya çıkarılmasını bekliyoruz.
Madencilik bilim ve tekniğinin bugün ulaştığı düzeyde grizu patlamalarının nedenleri, oluşum mekanizmaları ve bunlara karşı alınması gereken önlemler açıkça bilinmektedir.
Yeraltı kömür madenciliğinin en önemli tehlikelerinden biri olan metan gazı birikimi ve buna bağlı patlama riski; uygun şekilde projelendirilmiş ve etkin olarak işletilen havalandırma sistemleri, düzenli gaz ölçümleri ve sürekli izleme sistemleri, gerekli kontrol sondajları, metan drenajı, patlamaya karşı korumalı ekipmanların kullanılması, elektrik tesisatında alınacak güvenlik önlemleri ve etkin denetim mekanizmalarıyla kontrol altına alınabilir.
Bu nedenle grizu patlamaları, madencilik faaliyetlerinin kaçınılmaz bir sonucu olarak değerlendirilemez. Bilimsel ve teknik gerekliliklerin eksiksiz yerine getirilmesi, risklerin önceden belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınmasıyla bu tür faciaların önlenmesi mümkündür.
Bilinen tehlikelere karşı alınması gereken önlemler de biliniyorken yaşanan ölümleri madenciliğin doğasına, mesleğin risklerine, “fıtratına” ya da kaçınılmazlık anlayışına bağlamak kabul edilemez.
Soma ve Çayırhan’da yaşanan göçükler ile Zonguldak’ta meydana gelen grizu patlaması, teknik nedenleri bakımından birbirinden farklı olaylar olarak görünse de bu faciaların arkasında ülkemizdeki işçi sağlığı ve iş güvenliği politikalarının ve uygulamalarının yetersizliği, etkin kamusal denetim mekanizmalarının eksikliği ve insan yaşamının önüne geçen kâr odaklı üretim anlayışı bulunmaktadır.
Madencilik faaliyetlerinde üretim hedefleri, maliyet hesapları ve ekonomik kaygılar hiçbir koşulda çalışanların yaşam hakkının ve güvenliğinin önüne geçmemelidir. İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri, üretimin maliyetini artıran bir yük olarak değil, madencilik faaliyetlerinin vazgeçilmez ve öncelikli bir unsuru olarak değerlendirilmelidir.
Madencilikte yaşanan ölümler kader değildir. Bilimsel ve teknik gerekliliklerin yerine getirilmemesinin, yetersiz denetimin ve yanlış politikaların sonuçlarıdır.
Bu temel sorunlara yönelik köklü ve kalıcı çözümler üretilmediği sürece benzer faciaların yaşanması ve maden emekçilerinin yaşamlarını yitirmesi tehlikesi devam edecektir.
TMMOB Maden Mühendisleri Odası olarak; başta ilgili bakanlıklar olmak üzere, madencilik faaliyetlerinin yürütülmesinden, denetlenmesinden ve işçi sağlığı ile iş güvenliğinin sağlanmasından sorumlu tüm kurum ve kuruluşları görev ve sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmeye; bilimsel ve teknik esaslara dayalı, etkin, bağımsız ve sürekli denetim mekanizmalarını hayata geçirmeye ve madencilikte yaşanan ölümleri sona erdirecek köklü çözümler üretmeye çağırıyoruz.
Maden emekçilerinin yaşamı hiçbir üretim hedefinden, hiçbir ekonomik kazançtan daha değersiz değildir.
Madencilikte ölümler kader değil, önlenebilir facialardır!
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
TMMOB Maden Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu, 23 Ekim 2026